Posts Tagged ‘müşteri’

Sigortacılıkta , müşteriyi işimizin odağına (sistemler yardımı ile) nasıl koyabiliriz?

Eylül 20th, 2018

Geçtiğimiz yıllar içinde çoğu büyük boyutlu (50 – 300 kişi) bir çok satış örgütü yönetme şansım oldu. Çoğu tatlı bazıları acı bir çok deneyim edindim.

Satış örgütünü ve portföyünüzü belirli bir boyutun üzerine taşıyabildiğinizde müşteri ilişkisini yönetmek için bir sisteminizin olması elzem hale geliyor. Çoğalan müşteriler, onların istekleri, ürünleri , teklifleri dönüş bekleyen operasyonlar vb.. derken eğer sisteminiz yoksa kendinizi büyük bir karmaşanın  içinde buluyorsunuz.

Ben geçmiş deneyimlerimde bu operasyonları CRM sistemleri yardımı ile yönetmiştim. O yıllarda bu yazılımlar Oracle , Microsoft gibi yazılım devleri tarafından sunulan, sadece büyük bütçeli firmaların ulaşabileceği sistemlerdi.

Daha önce karşılaşmamış olanlar için kısaca tanımlamak gerekirse ;CRM “Customer Relationship Management”  kavramının (müşteri ilişki yönetimi) kısaltmasıdır. Sizin müşteriniz ile olan ilişkinizi etkin bir şekilde yürütmenize aşağıdaki şekillerde yardımcı olur:

  • Müşterinizin tüm bilgilerini bir ekranda görmenizi sağlar. Örneğin siz müşterinizin hesabını açtığınızda müşteri bilgileri yanında onun yaşayan ve geçmiş poliçelerini, verilmiş tekliflerini , bekleyen işlerini ve geçmişte yaptığını iletişim loglarını görürsünüz.
  • Müşterinin potansiyel satış fırsatlarını görürsünüz
  • Müşterinin segmentini sistem önceden tanımlanmış kurallara göre belirler. Müşterinize sunduğunuz hizmeti bu segmentasyona göre farklılaştırabilirsiniz.
  • CRM Sisteminizi diğer iletişim sistemleri ile entegre edebilirsiniz. Böylece müşteri sizi aradığında ekranınıza sizi arayan müşterinin kartı otomatik açılır, müşterinize attığınız email otomatik olarak loglanır , müşteriniz ile yaptığınız görüşmenin ses kaydı müşteri kaydı altına eklenir vb..

Böyle bir sistem kullandığınızda her müşterinizin en iyi hizmeti aldığınıza emin olursunuz ve esnek raporlamalar ile portföyünüzü yönetebilir , müşteri ihtiyaçlarına odaklanabilirsiniz.

Tabii ki her sistem onu kullanan kadar iyidir ama ben geçmişte bu yazılımların çok faydasını görmüştüm. Şu anki işim sebebi ile bir çok sigorta şirketi ve satış örgütü olan acente / broker ziyaret ediyorum. Çok uluslu birkaç firma hariç bu tip bir yazılım kullanan yok. Bu ilginç bir durum çünkü yurtdışında en küçük acente bile bir müşteri takip sistemi kullanıyor.

Doğal olarak da bizdeki tüm operasyonlar merkezine müşteriyi değil poliçeyi koymuş durumda. Neredeyse tüm sektör poliçe tahsilatı, poliçe yenilemesi hakkında çözümler ile uğraşıyor. Belki de bu yüzden kasko, trafik ve dask dışındaki ürünlerin penetrasyonu çok düşük

Gerçekten müşteriye odaklanan , müşterinin ihtiyaçlarını anlamaya yönelik sistemler bizi çok daha ileriye taşır. Bu sistemler ile müşterinin riskini daha iyi analiz edebilir, ona uygun ürünleri sunabilir ve müşteride derinleşme sağlayabiliriz. Bunun faydaları müşteri bağlılığı, memnuniyeti ve karlılık olacaktır. Geçmişte bu yazılımlar gerçekten pahalı çözümlerdi ama bugün bulut teknolojisi sayesinde dünya markaları bile ucuz denilebilecek fiyatlarla pazarlanıyor.

Sürekli yeni müşteri edinmek için rekabet etmek yerine yani “teldeki kuşu avlamak yerine, eldeki kuştan nasıl faydalanırız” konusuna odaklanmak lazım.

Share

Sigortacılıkta Ürün ve Hizmet Tasarımında Yeni Metodlar: “Jobs to be Done”

Eylül 16th, 2018

Sigorta ürünlerini tasarlayıp müşteriye sunarken bir çok yenilik yapmaya ve müşterinin ilgisini çekmeye çalışıyoruz.

Sigorta şirketleri milyonlarca lira pazarlama bütçeleri kullanıp müşteriyi ikna etmeye çalışıyor, satış örgütleri binlerce kişilik kadroları ile müşterinin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.

Sektör yöneticileri olarak kendimize dönüp başarlı mıyız diye sorguladığımızda genelde karşıma 2 profil çıkıyor:

  1. Kendini mevcut hedefleri ve KPI ları ile değerlendiren yöneticiler. Genelde bu tip yöneticiler verilen hedeflere uymak konusunda başarılı ama kendi başarıları şirketleri için bir devrim ya da devinim yaratmıyor
  2. Kendisini sektör durumu ve dünya karşılaştırmaları ile sorumlu tutan yöneticiler. Bu tip yöneticiler kendi hedeflerinde başarılı olmalarına rağmen durumlarından memnun değil ve devrimsel bir başarı peşindeler

Bundan sonra bahsedecekleri daha çok 2. profili ilgilendiriyor. Eğer sektör olarak çok başarılı olmak istiyorsak düşünce tarzımı değiştirip müşteri ne istiyor sorusunu daha çok sormamız ve inovasyona odaklanmamız gerekiyor.   Bunun çok da kolay olmadığının farkındayım.

Yakın zamanda karşıma çıkan bir ürün ve hizmet geliştirme metodolojisinden bahsetmek istiyorum. “Jobs To Be Done ” İlk olarak 2016 Eylülde yayınlanan bir makale ile ses getirdi. 

Orjinal makaleyi bu linkte bulabilirsiniz.  Bence sektörümüzde inovasyon geliştirmek için güzel bir yöntem.

Metod özetle “müşterinin gerçek ihtiyacı nedir?” sorusunu gündeme taşıyor. Örneğin gazete satın alan bir müşteri , bulmaca çözmek için mi; spor haberlerini okumak için mi; yoksa mangal tutuşturmak için mi gazete alıyor. Eğer bu cevabı bulursak ürünü daha iyi tasarlayabiliriz.

Yine başka bir güzel örnek matkap ile ilgili . İnsanlar matkap alırken ihtiyaçları nedir? Sadece duvarda bir delik mi? Başka duygusal tatminler mi? Ya da bir matkap markasının rakibi diğer bir matkap markası mıdır? Yoksa patafix gibi yapıştırıcılar mı?

Konu ile ilgili arama yaptığınızda bir çok Türkçe makale de bulabilirsiniz. Aşağıda bir kaç güzel makaleyi ekliyorum. Zihin açıcı olması dileğiyle…

Türkçe makale1

Türkçe makale2

Share