Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirme Yönetmeliği Uygulanabiliyor mu? (2)

Ekim 31st, 2012 by bgunduz Leave a reply »

Konu ile ilgili bir önceki yazıda bilgilendirme yönetmeliği ile ilgili uygulamalar ve zorluklardan bahsetmiştik.

Öncelikle sigorta hukukçusu Hande Sinal ‘ ın konu ile ilgili görüşünü alıntılamak isterim:

“Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK.) Sigorta Hukuku kitabının 1423. Aydınlatma Yükümlülüğü maddesinde sigortalının nve/veya sigorta ettirenin ne şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini belirlemiştir. Madde incelendiğinde ilk göze çarpan hususlar, söz konusu bilgilendirmenin: 

1-Sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce,
2-Sigortalıya gerekli inceleme süresi de tanıyor olmak suretiyle,
3-Yazılı yapılıyor olmasıdır.

 
Her iki düzenlemede de aydınlatma/ bilgilendirme de sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgilerin, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri ve gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini  yazılı yapılacak olmasından bahsedilmiştir. Ancak, TTK. aynı maddesinin son fıkrasında Hazine Müsteşarlığına tüketici açıklamasının şekil ve içeriğini çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemelerini dikkate alarak belirleme yetkisi tanınmıştır. Bu yetkilendirmeden hareketle Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğinin özellikle Bilgilendirmeye ilişkin genel ilkeler (Madde 5), Bilgilendirme formu ve diğer belgelerin verilmesi (Madde 9), Bilgilendirmenin şekli (Madde 11) maddelerinde elektronik ortamda yapılan bilgilendirmenin ve digital kayıtların da belirli şartların sağlanması halinde geçerli olabileceğini hüküm altına almıştır. 
 
Hem TTK. da hemde Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelikde de aydınlatma yükümlülüğü sigorta şirketi ve acentesine verilmiş olup, bilgilendirmenin yapıldığının ispatı da sigortacıya yani Sigorta Şirketine yükletilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “belge”  tanımından hareket ile görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları da kanuna göre belge niteliği taşımakta olup, yine aynı kanunun ilgili maddesi uyarınca elektronik belgeler belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilmek sureti ile mahkemeye ibraz edilmelidir.”

Hukuksal bakış açısı da otomasyon ile bilgilendirme olabileceğine ama bu konuda kayıt tutmanın önemine işaret ediyor.

Yurt dışında da benzer uygulamalar var. Örneğin İngiltere’de basit bir işsizlik ürünü için teklif aldığınızda bilgilendirme formu ve genel şartlar 40 – 50 sayfayı bulabiliyor ve genelde email yolu ile bilgilendirme yapılıyor

Peki, ne yapmak gerek ? Ne yapılmalı ki Bilgilendirme Formu etkin çalışsın ve amacına hizmet etsin, hem de şirketler yasal yükümlülüklerinden kurtulsun ?

  • Öncelikle Sigorta Şirketlerinin Pazarlama Departmanları konuyu sahiplenmeli. Bilgilendirme Formu müşteriye yasal bir yükümlülük sebebi ile sunulan bir dökümanın ötesine geçmeli. Bu konuda en iyi örnekler bankacılıkta kredi kartı ekstrelerinde görülüyor. Kredi kartı bilgilerinin yanında , kampanya ve yeni ürün bilgileri veriliyor, çapraz satış fırsatları yaratılıyor. Sigortacılarda bilgilendirme formuna bu gözle bakmalılar.
  • Acenteler konu ile ilgili sürekli bilgilendirilmeli. Bilgilendirme formunun gereklilik ve faydasına ikna edilmeliler. Müşteri iletişim bilgilerini sisteme tam olarak girmeleri sağlanmalı belki de bu konuda acenteleri korumak amaçlı portföy koruma uygulamaları yapılmalı
  • Kamu kurumları ve TSRBS de müşterilerin bu konuda bilgilendirilmesi için çalışma yapmalı. Müşteri poliçesinin yanında bilgilendirme formunu da ister hale gelmeli.
  • Şirketler müşterilerini bilgilendirmek için otomasyon sistemlerine yatırım yapmalılar. Onaylı email sistemleri, IVR, SMS, akıllı cep telefonu uygulamaları gibi çözümler hem düşük maliyet hem de etkinlik sağlayacaktır. Bu otomasyonda gözden kaçırılmaması gereken konu yapılan iletişimin kayıt altına alınmasıdır.
Share
Advertisement

Bir cevap yazın