Sigorta sektöründe akıllı telefonlar ile inovasyon

Eylül 5th, 2015 by bgunduz No comments »

Geçen hafta (28 Ağustos) San Francisco,ABD ‘de yeni bir akıllı telefon lansmanı yapıldı.

Obi Worldphone ismi ile yapılan bu lansman ile ilgili haberler bizim basınımızda da yer aldı. (Detaylar için obiworldphone , Hürriyet , Sözcü )

obi worldphone

Obi, eski Apple CEO su John Sculley’in önderliğinde oluşan bir organizasyon. Tasarımlar eski Apple baş tasarımcısı Robert Brunner elinden çıkmış. Yüksek kaliteli ve düşük fiyatlı ürünler ile geniş pazar payı elde etmek istiyorlar.

Normalde sadece teknoloji meraklılarının ilgisini çekecek olan bu lansmanın detaylarını incelediğinizde bir sigorta şirketinin de işin içinde olduğunu anlıyorsunuz. Benim de çalışanı olduğum Generali Group bu şirkete yatırımcı ortak olarak iştirak etmiş durumda.

Bu ortaklık ile amaçlananlar ve atılacak adımlar ve projeler henüz gizli bilgi ama sigorta sektöründe inovatif çözümler görmek için çok beklemek gerekmeyecek.

 

 

Share

İnternet ve Çağrı Merkezinden Sigorta Satışında Yeni Düzenlemeler

Ağustos 21st, 2014 by bgunduz No comments »

Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü uzun süredir sigorta sektörünün çağımız şartlarına uyum sağlaması ile ilgili çalışmalar yapıyor.

İnternet ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve hayatımızda önemli yer tutması sebebi ile bu alanın sigortacılık açısından da düzenlenmesi kaçınılmaz olmuştu.

Bu çalışmalara istinaden , Hazine Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin yeni yönetmeliği 25.04.2014 tarihinde yayınlanmıştı.

Bu yönetmeliğe ek olarak bir genelge de 24.07.2014 tarihinde yayınlandı. (Her iki metne de www.tsb.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.)

Bu yönetmelik ve genelge ile; sigorta şirketleri ve aracıların internet ve çağrı merkezinden yaptığı satışlara ilişkin kurallar yeniden düzenlendi.

Yapılan düzenlemelerde öne çıkan konular genel olarak :

– Yapılan sigorta poliçelerinde teminatın hangi şirket tarafından sağlandığının açıkça belirtilmesi gerekecek. Biz pazarlamacıların “white label” dediği sigorta şirketinin markasının görünmediği başka markaların öne çıkartıldığı poliçeler olamayacak.

– Sigorta sözleşmelerinin hem acenteler hem de şirketler tarafından her türlü iletişim araçları kullanılarak düzenlenmesinin önü açıldı.

– Bu iletişim araçlarını kullanarak poliçe düzenleyebilmek için şirket ya da aracıların bu iletişim araçları ile ilgili gerekli teknik altyapıya sahip olması ve bu altyapı ile ilgili Hazine Müsteşarlığına bilgi vermesi zorunluluğu geldi.

– Hazine müşteri bilgilendirilmesine önem veriyor ve bu yönetmelikte de Bilgilendirme Yönetmeliğine atıfta bulunulmuş. Yönetmelikte Müşterinin elektronik ortamda bilgilendirilmesinin yolları belirtildi.

– Sigorta ürünlerinin paketlenerek ve teşhir edilerek satışının önü açıldı. Artık AVM lerde paketlenmiş sigorta ürünleri görebiliriz.

– Poliçelerin tamamen elektronik ortamda oluşturulduğu ve gönderildiği durumlarda  şirketlere e-imza şartı getirildi.

– Online sigorta işi yapmak isteyen şirket ve aracılar için altyapı standartları belirlendi. Web sayfalarında şifreleme olması, müşteriden gereksiz bilgi alınmaması, işlemlerin kaydedilmesi gibi hususlar belirtildi.

– Çağrı merkezinden yapılacak satışlarda teknik personel kullanılması, görüşmelerin kayıt altına alınması ve bunun bilgisinin verilmesi, bilgilendirme formlarının elektronik yolla ulaşılabilir olması gibi hususlar düzenlendi.

Yönetmelik ve genelge yayınlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girdiği için bu alanlarda faaliyet gösteren şirket ve aracıların iş süreçlerini hemen elden geçirmesi gerekiyor.

Share

Bireysel Emeklilik Neden Çok Karlı?

Ağustos 1st, 2014 by bgunduz No comments »

Bayram sebebi ile uzun süredir görüşemediğimiz bir avukat arkadaşımla sohbet etme imkanı buldum.

Kendisi sigortacılık sektörüne aşina olmasının yanında sigorta bilinci yüksek bir kişidir.

Sohbet sırasında konu bireysel emekliliğe ve sektörün büyümesine geldi.

Bana açıkça “Bu bireysel emeklilik ve devlet katkısının altında bir bit yeniği var mı? Şirketler bizi dolandırmasın sonra” diye sordu.

O an fark ettim ki en yakınımızdaki ve eğitimli kişilerde bile sigortacılığa karşı hala bir şüphe var. Kendisine yaptığım açıklamaları aşağıda sıralıyorum:

– Bireysel emeklilik sistemi bir para biriktirme sistemidir. Son derece şeffaf kurgulanmıştır.

– Aylık birikim yapılan tutar üzerinden %25 devlet katkısı düzenli olarak hesaplara yatmaktadır. Bu hesapları şirketlerin internet şubelerinden sürekli takip etmek mümkündür.

– Normalde banka faizlerinin %9-10 seviyelerinde olduğu bir ortamda devlet %25 ek katkıyı anında yatırıyor. Bu çok iyi bir getiri fırsatı.

– Üstelik hem devlet katkısı hem de yatırılan ana para seçilen fonlarda değer kazanmaya devam ediyor.

– Fonlar profesyonel fon yönetim şirketleri tarafından yönetiliyor. Normalde 10.000 TL ile bir bankaya gidip fon yönetim hizmeti isteseniz bu hizmeti alamazsınız ama BES yatırımları 100 TL olsa bile toplu bir havuzda biriktirilip fon yönetim şirketlerine emanet ediliyor.

– Sistemde, ara bir dönemde katkı payı ödemesini durdurmak mümkün. Sonra eliniz bollaşınca yine devam edersiniz.

– Zor bir durumda sistemden çıkılıp birikimler de alınabilir. Böyle bir durumda kesintiler ana para üzerinden değil kazanılan getiri üzerinden yapılıyor.

– Çok basitçe bir hesap örneği verirsek. Yıllık 10.000 TL birikim yapmak isteyelim.

Bu birikimi bankada değerlendirirsek 10.000 TL + %10 faiz (1.000 TL) = 11.000 TL yıl sonunda birikimimiz olur.

Bu birikimi BES te değerlendirirsek 10.000 TL + %25 devlet katkısı (2.500 TL) + %10 faiz (1.250 TL) = 13.750 TL birikimimiz olur.

Bu yüzden BES çok karlı bir yatırım aracı.

Bu açıklamalardan sonra arkadaşım ve eşi BES sistemine dahil olma kararı verdiler.

Sektör olarak üzerimize düşen kaybolmuş bu güveni yeniden sağlamak olmalıdır.

Share

Sigorta Aracılığı İçin Meslek Standartları Gelişiyor

Temmuz 19th, 2014 by bgunduz No comments »

Sigorta aracıları ile ilgili mesleki standartların gelişmesi son 10 yıl içinde iyice ivmelendi.

Sigorta şirketlerinde çalışırken bu gelişim ve kalite artışını gözlemleyebiliyordum ama son yıllarda kariyerime aracılık şirketlerinde devam edince gelişimin direkt içinde yer alma şansı yakaladım.

Nisan 2014 ‘te çıkan 5684 sayılı sigortacılık kanunu ile kalite standartları yeniden belirlendi. Artık sigorta aracılığı yapacak kişi ve şirketlerde teknik personel sıfatı mutlaka aranıyor. Teknik personel olmak için de SEGEM tarafından düzenlenen eğitimlere katılıp sınavı geçerek sertifika alınması gerekiyor.

Geçtiğimiz aylarda hem SEGEM tarafından düzenlenen Acente Teknik Personel Yeterlilik Sınavına hem de EGM tarafından düzenlenen Bireysel Emeklilik Aracıları Yeterlilik Sınavına katıldım.

Her iki eğitim ve ölçüm yapılan sınav iyi düzenlenmiş, geniş bilgi dağarcığı içeren , kalite odaklı yapıdaydı.

Eğitim ve sertifikasyon süreçlerinin iyi kurgulanması hem mesleki kaliteyi hem de mesleki itibarı arttıracaktır.

Emeği geçenlere teşekkür ederiz…

Share

Telefonda Sigorta Satışı. Ne, Nasıl Yapılmalı?

Eylül 16th, 2013 by bgunduz No comments »

Telefonda satış işinde başarılı olabilmek için ilk olarak ürün satış sürecinize tepeden bir bakış atmanız gerekiyor.

Süreçleriniz var mı? Bu süreçler iyi düşünülmüş ve kurgulanmış mı? Süreçler çalışıyor ve etkin sonuç üretiyor mu? gibi sorular ile kendi yapnızı sorgulayabilirsiniz.

Sigorta sektöründen bağımsız olarak telefonda satışın 3 önemli sac ayağı var:

1- Kime, ne satacaksınız?

2- Bu ürün veya hizmetleri kim satacak?

3– Bu ürün ve hizmetleri nasıl satacak?

Hemen farkedebileceğiniz gibi her bir soru altında bir çok konuyu barındırıyor ama bu 3 temel soru ile ilgili çalışmalarınız sizi doğru yolda tutmaya yardımcı olacaktır.

A) İlk olarak kime ve ne satacağınızı düşünmelisiniz.

Kime satacağınız konusundaki cevaplarınızın çok net olması gerekiyor. Bu yüzden herhangi bir telefonda satış projesine başlamadan önce potansiyel müşterilerinizi çok iyi tanıdığınıza emin olmalısınız.

Müşterilerinizin demografik özellikleri nelerdir? (yaş, cinsiyet, vb.. kırılımlar)
Müşterilerinizin yaşam alanları nereleridir?
Müşterilerinizin sosyo ekonomik statüleri nedir?
Müşterilerinizi ödeme gücü nasıldır? Ödeme alışkanlıkları nelerdir?
Satınalma yapan müşterilerin ortak özellikleri nelerdir?
Bu sorulara verilecek cevaplar sizi müşterilerinizi tanımaya bir adım daha yaklaştıracaktır.

Bu analizleri yaptıktan sonra ortak özellikleri taşıdığınıza inandığınız müşterileri segmentlera ayırabilir ve bu müşteri kitlelerine özel tasarlanmış satış tekniklerini uygulayabilirsiniz.

Maalesef işiniz burada bitmiyor. Bir sonraki adımda yaptığınız uygulamaların performans sonuçlarını incelemeniz ve yaptığınız tahminlemelerin; uyguladığınız satış tekniklerinin doğruluğunu takip etmeniz gerekiyor.

Belki de sizin doğru olduğunu düşündüğünüz segmentasyonlar gerçek hayat ile örtüşmeyecek ve uygulamalarınızı güncellemeniz gerekecek. Tüm bu yaşa ve öğren süreci size müşterileriniz hakkında en doğru bilgiyi öğretecektir.

Burada önemli bir ipucu uygulamaların düzenli kayıt edilmesidir. Yaptığınız segmentasyonlar, uyguladığınız kampanyalar ve satış teknikleri, bu uygulamaların başarıları / başarısızlıkları belirli bir düzende kaydedilirse müşteri veritabanınız hakkında kurumsal hafıza yaratma şansınız olur.

Ne sattığınız konusu ise sizin satışta en güçlü silahınızdır.

Müşteriye sunduğunuz ürün ya da hizmetin müşteri kitlenizin ihtiyaçlarına uygun olduğundan emin olun. Uygun ürün ve müşteri kitlesi eşleşmesini yakalayabilirseniz satış performansınız sizin bile inanamayacağınız noktalara çıkacaktır.

Ürününüz ile ilgili:

Ürünün müşterinin ihtiyaçlarına uygun olduğundan emin olun.
Ürünün genel faydaları yanında benzersiz özelliklerini ya da müşteriye çok fayda sağlayacak özelliklerini tespit edin. Konuşma scriptlerinizde bu konuları öne çıkartın.
Düzenli olarak müşterilerin ürün ile ilgili geri dönüşlerini analiz edin ve müşterilerin taleplerine göre ürününüzü geliştirmeye çalışın. Böylece hem benzersiz hem de müşteri kitlenize uygun ürünü elde etmiş olursunuz

B) Telefonda ürün satışı yapabilmenin ikinci şartı iyi bir satış ekibine sahip olmaktır.

Ekibinizin aşağıdaki özellikleri taşıyor olmasına dikkat etmelisiniz:

İletişime açık kendini rahat ifade edebilen
Telefonda iletişim teknikleri konusunda eğitimli, mümkünse deneyimli
Diksiyonu düzgün
Ekibi ile iletişimi kuvvetli
Pozitif ve azimli
Gelişime önem veren
Bu özelliklerin hepsini birden taşıyan bir ekibinizin olması zor olabilir ama kimin hangi konuda eksik olduğunu tespit edip bu konularda gelişime odaklanabilirsiniz.

Üstelik bu çaba ekibiniz tarafından da fark edildiğinde kendilerine verilen değer karşılığında kuruma daha bağlı bir ekip yaratma şansınız olur.

C) Sizi telefonda satışta başarıya götürecek 3.faktör ise uyguladığınız satış yöntemleridir.

Müşteri kitlenize uygun bir ürün buldunuz ve bu ürünü satacak iyi bir ekibe sahipsiniz diyelim. Müşterilere bu ürünü nasıl satacağınız artık cevaplanması gereken en önemli sorudur.

İlk olarak ürününüz konusunda uzman olun. Ürünün kapsamı, özellikleri, ürün ile ilgili rekabet şartları hakkında ekibinizi bilgilendirin.

Ürün ile ilgili konuşma scriptinizi hazırlarken müşteriye ürün ile ilgili özellikleri makinalı tüfek gibi sıralayacağınız monolog scriptler hazırlamayın. Müşteri ile karşılıklı iletişim kurabileceğiniz, soru ve cevaplar ile müşteriyi yönlendiren ve adım adım ilerleyen bir scriptiniz olsun.

Scriptinizi gerçek hayattan örnekler ile besleyin ve sürekli güncel tutun. Ekibiniz sabahtan akşama günde 100 müşteriye aynı kelimeleri söylemekten sıkılacaklardır. Bu yüzden farklı alternatif örnekler geliştirin ve ekibiniz ile paylaşın.

Ürün ve müşteri kitlesine bağlı olarak farklı satış ve ikna yöntemleri deneyin. Bazı müşteri kitleleri ürün ile ilgili bedava özellikler ile ilgilenirken bazı müşteri kitleleri de kendilerine katacağı prestij ile ilgilenirler. Her iki gruba da aynı satış scripti ile gitmeyin.

Bol bol konuşma kaydı dinleyerek başarılı satış çağrılarının tipik özelliklerini tespit etmeye çalışın. Bu özellikleri ekibiniz ile paylaşarak best practice oluşturmaya çalışın.

 

Share

İnternet Sigortacılığı için Doğru Zaman (mı?)

Mayıs 25th, 2013 by bgunduz No comments »

İnternet araştırma şirketi comScore 2012 verileri ile 2013 hakkında tahminlemeler yaptığı Europe Digital Future In Focus 2013 raporunu yayınladı.

Raporda Türkiye pazarı için ilginç veriler yer alıyor.

Ana başlıklar olarak belirtirsek:

  • Avrupa’nın en genç internet nufusuna sahibiz. Türkiye’de internette dolaşan kullanıcıların %70’i 35 yaşın altında
  • Bu konuda en yaşlı ülke ise Almanya.
  • İşe yoğunlukla ilgili olduğum internet sigortacılığı gözünden bakınca Türkiye internet nufusunun %30 u direkt hedef kitle olarak görünüyor.
  • Ama bugün yatırım yapmak için doğru zaman çünkü yıllar geçtikçe hedef kitlemiz katlanarak artacak ve hazır olan bu pastayı kapacak.

 

  • Yine ‘Online Bağlılık’ konusunda yüksek değerlere sahibiz. Haftada 31 saat internet kullanımı ile tüm Avrupada 2. sıradayız
  • Mobile konusunda ilginç veriler var. Smartphone ve tablet kullanımı tüm Avrupada artıyor. Buna ülkemiz de dahil.
  • 2012 Aralıkta satılan cihazların %75 i smartphone kategorisinde
  • Ama ülkemizde mobil internet kullanımı tüm Avrupada sonuncu.
  • İngiltere’de sayfa görüntülemelerin  %68 PC den , %32 si diğer kaynaklardan (smartphone, tablet vs..) iken ; Türkiye’de sayfa görüntülemelerin  %94 ü pclerden
  • Bu veriler mobile ve m-commerce konusunda daha yolumuzun olduğunu gösteriyor .

Rapora ve diğer detaylara bu adresten ulaşabilirsiniz.

Share

Kasko Ürünleri Yeni Değişiklikler Sonrasında Nasıl Konumlandırılacak?

Şubat 23rd, 2013 by bgunduz No comments »

Bir önceki yazımızda bahsettiğimiz kasko sigortasında değişiklikler sonrasında şirketlerin kasko sigortası ürünlerini nasıl konumlandıracağını merak ediyorum.

Geçmişte müşterilerin full kasko ihtiyacına cevap verebilmek için şirketler ürün çeşitlendirme üzerinde çok kafa yormuyorlardı.

Ama yeni genel şartlar ile önümüzde çok farklı özellikler içerebilecek bir ürün matrisi var.

Şirketlerimiz ilk olarak bu ürün matrisinde hangi noktada faaliyet göstermek istediklerini belirlemeliler. Ürünlerinin bu özelliklerden hangilerini içereceğini belirledikten sonra fiyatlama aşamasına geçilebilir.

kasko_urun

Bir diğer sorun da yenilemeler.

Şirketler yeni ürünlerini belirledikten sonra eski ürünlerinin yeni sistemde hangi ürün ile eşleşeceğini de belirlemeli ve yenileme çalışmalarını buna göre yapmalılar.

Bu çalışmalar yapılmadan ilerlenirse uygulamanın ilk zamanlarında bir çok zorlukla karşılaşmamız olası görünüyor.

Share

Kasko Sigortasında Bildikleriniz Değişiyor, Hazır mısınız?

Şubat 23rd, 2013 by bgunduz No comments »

Kasko Sigortası ile ilgili bildiğimiz uygulamaların hemen hepsi değişmek üzere.

Hazine Müsteşarlığı hem sektör ihtiyaçlarını hem de müşteri şikayetlerini göz önüne alarak kasko sigortaları genel şartlarını değiştirdi.

Yeni genel şartlara buradan ulaşabilirsiniz. Uygulama 01.04.2013 tarihi itibarı ile başlayacak.

Tek değişiklik genel şartlarda değil, müşterilere verilecek poliçenin şablonu ile ilgili olarak da yayınlanan bir düzenleme var.

Hazine bu düzenlemeler ile sektörde hem prim hem de hasar hacmi anlamında büyük ağırlığı bulunan kasko sigortasındaki sorunları gidermeyi amaçlamış.

Daha önce bildiğiniz gibi tüketici “full kasko” lar  arasından seçim yapmaya çalışıyordu.

Poliçeler arasındaki uygulama farkları özel şartlar ile düzenlendiği için genelde ucuz olan poliçe tercih edilerek satın alma kararı veriliyordu.

Haliyle, hasar anında  daha önce fark edilmemiş ince detaylar tüketicinin canını sıkabiliyordu.

Yeni düzenleme ile nelerin değiştiğini kısaca özetleyelim:

1) Kasko çeşitleri aşağıdaki gibi belirtilmiş:

  • Dar Kasko
  • Kasko
  • Genişletilmiş Kasko
  • Tam Kasko

Aldığınız poliçede de hangi çeşit kasko aldığınızın en az 16 punto başlık ile yazılmasını istemiş. Böylece nasıl bir teminat kapsamı aldığınızı net olarak anlayabileceksiniz. Her bir sigorta çeşidinde ek teminatlar var dolayısı ile tüketicilerimizin genel tercihi Tam Kasko almak yönünde olacaktır.

2) Genel şartlarda düzenlenen yine çok önemli bir madde de Sigorta Bedeli konusu.

Bilindiği üzere poliçe yapılırken kasko değer listesi baz alınıyordu ve iş  kasko poliçelerinde iş hasar ödemeye geldiği zaman piyasa rayiç değeri baz alınıyordu. Bu uygulama sigorta şirketi ile müşteri arasında bitmek bilmeyen kavgalara yol açıyordu.

Artık poliçede araç bedeli yani sigorta bedeli belirtilmeyecek , poliçe ve hasar aşamalarında rayiç bedeller üzerinden gidilecek. Böylece sigorta şirketi ve müşteriler arasındaki memnuniyetsizliğin azalması amaçlanmış.

3) Rayiç bedelin hangi yöntemle , nerelerden belirleneceği de yine poliçe üzerinde belirtilecek. Poliçe satın alırken bu konu da dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi olacak.

4) Bir hasar durumunda onarımın hangi servislerde(özel servis / yetkili servis) yapılacağı yine poliçe üzerinde belirtilecek. Şirketler bu maddeye göre sigorta fiyatını belirleyebilecekler

5) Yine hasar durumunda kullanılacak yedek parçaların tamamen orjinal mi olacağı , eşdeğer parça mı kullanılacağı poliçe üzerinde belirtilecek.

Poliçe basımında yapılan ek düzenlemelerin sonucunda amaçlanan müşterinin aldığı poliçeyi ve şartları net olarak anlaması. Daha sonra olası anlaşmazlıkların engellenmesi amaçlanıyor.

Önümüzdeki günlerde bu düzenlemelerin uygulamalara nasıl yansıyacağını takip edeceğiz.

 

Share

Cam tavan sendromu

Aralık 29th, 2012 by bgunduz No comments »

Yılın son cumartesi sevdiğim bir hikayeyi paylaşmak istedim:

Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler.

1 avuç pire toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam kavanozun içine koyarlar ve ağzını bir cam parçası ile kapatırlar.

Kavanoz zemini ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ancak tavandaki cama çarparak düşerler. 

Zemin sıcak olduğu için tekrar zıplarlar ve tekrar cama çarparlar.

Defalarca cama vuran pireler sonunda ısıtılan(!) zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler. 

Artık hepsinin 30 cm”den az zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve kavanozun ağzındaki cam kaldırılır…

Taban tekrar ısıtılır. 

Tüm pireler eşit yükseklikte, yine 30 cm”e kadar zıplarlar! 

Bu sefer üzerlerinde cam engel yoktur ve daha yükseğe zıplayıp aslında kavanozdan çıkma yetenekleri varken buna hiç cesaret edemezler. 

Cama vura vura öğrendikleri/öğretildikleri bu sınırlayıcı “˜hayat dersi”ne sadık halde yaşamaya devam etmeyi seçerler.

Kaçamazlar, kurtulamazlar!

Çünkü engel artık zihinlerinde/beyinlerinde/algılarında/bilinçlerindedir!!!. 

Onları sınırlayan engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cm”den fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir. 

Bu pirelerin yaşadıklarına “˜cam tavan sendromu” denir.

YENİ YILA GİRERKEN KENDİ HAYATINIZI DÜŞÜNÜN,

 

KENDİ LİMİTLERİNİZ NEDİR?

 

YAPABİLECEKLERİNİZ NEDİR?

 

SİZİ BU HEDEFLERDEN NE ALIKOYUYOR?

 

ENGEL OLARAK DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ ŞEY ASLINDA OLMAYAN BİR CAM TAVAN OLABİLİR Mİ?

Share

Sapla Saman Karışırken Dijital Pazarlama

Aralık 4th, 2012 by bgunduz No comments »

Dijital dünya olağanüstü bir hızla değişmeye ve gelişmeye devam ediyor.

Bu hız içinde durmadan yeni uzmanlık alanları ortaya çıkıyor ya da gücünü kaybederek kayboluyor.

Dijital dünyayı tariflemek için bile yeterli zaman yok; siz tarif etmeye çalışırken her şey değişmiş olabiliyor.

Bu hız ve karmaşa içinde Fatoş Karahasan‘ın yeni kitabı ilaç gibi geldi.

Taşlar Yerinden Oynarken, Dijital Pazarlamanın Kuralları

Kitap sadece dijital dünyanın kavramlarını tanımlamak ve tanıtmak ile kalmıyor; profesyonellerin konu ile ilgili görüşlerine yer vererek tanımların uygulama ile desteklenmesini sağlıyor.

Dijital Pazarlama ile ilgilenen herkese tavsiye ederim…

Share